Mavi ve Yeşil

“Acele et Berkin” diye seslendi Elvan. Elvan, tıpkı Berkin gibi gençlik günlerinin sonlarını yaşayan, kendinden emin karakterli, yetkililerce dikbaşlı görüldüğünden sık sık nasihat edilen ama bunu pek umursamayan, arkadaşlarınca çok sevilen bir kadındı. Berkin ile tanışmalarının üzerinden beş yıl geçmişti. Daha sakin ama daha meraklı olan Berkin ile kimsenin ihtimal vermediği kadar iyi anlaşmışlar, birlikte hayallerini çoğaltmışlardı.

– Çok fazla vaktimiz olmayabilir, belki yerimizi tespit etmişlerdir bile. Daha görmek istediğim yerler var.

Güneşli ama boğucu olmayan, serin rüzgarların ormanın temiz havasını taşıdığı güzel bir gündü. Elvan kendine seslendiğinde Berkin önüne çıkmış ve korku ile savunma pozisyonu almış bir kirpiyi merakla inceliyor, ALGE360’a gönderdiği komutlar ile fotoğraflarını çekiyordu.

– Endişelenme, kuantum şifreleme ile takibi mümkün olduğunca zorlaştırdım. En az 4, hatta 5 saatimiz var bizi bulmaları için.

Zarar görmeyeceğini anlayan kirpi, temkinli adımlarla ağaçların arasında kaybolurken Berkin “nereye gidelim istersin” diye sordu Elvan’a. “Boğazı görmek istiyorum” diye cevap verdi bu soruya Elvan.

– Boğaz mı? Orada ne yapacaksın? Küçük bir dere, çekici hiç bir yanı yok. Kalan zamanımızı betonlaşmamış kuzeyde geçirsek olmaz mı?
– Söylentileri hiç duymadın mı? Boğaz eskiden çok daha farklı bir yermiş. Hem küçük de olsa, İstanbul’da kalan tek dere. Bence görmeye değer…

“Zaten vaktimiz yeterse diğer kuşağa geçecektik, dereden geçmemiz gerekiyor” diye sözünü kesti Berkin. Elvan ters ters baktı ama bu güzel günü ufak tefek kavgalar ile ziyan edecek değildi.

Merter’den girdikleri orman hattını diklemesine kat ettiler ve Topkapı’dan, binlerce yıllık göz alıcı surlardan tekrar şehre giriş yaptılar. En yakındaki noktadan taksiye bindiler. Taksiler sürücüsüz çalışan, ana hatlarda birbiri ardına eklenerek toplu taşıma aracı gibi hareket eden, ara noktalarda ayrılarak varılacak yere en güvenilir şekilde ulaştıran ulaşım yöntemi idi. Taksinin komut sistemine boğaza ve oradan da ikinci kuşağa giriş yapacakları Üsküdar’a gideceklerini söylediler.

İki, üç katlı bahçeli evlerin arasında, şehir bostanına paralel olarak yol almaya başladılar. Şehir bostanı, şehri doğu-batı ekseni boyunca bölen iki geniş şeritti. Şimdi geçtikleri, E5 adı verilmiş olan bostanda domates, biber gibi sebzeler ile ortasında meyve ağaçlarından oluşan bir şerit bulunuyordu. Şehir sakinleri ki sakin kelimesinin bu kadar yakıştığı insanlar görmemişlerdi Berkin ve Elvan, bu bostandan meyve ve sebzelerini ihtiyaç duyduklarında taze taze topluyorlardı.

Bostan ve taksilerin artık tren gibi hareket ettiği yolun yan tarafında genç, yaşlı binlerce insanın bisiklet sürdüğü yol vardı. Görünüşe göre trafik problemi ortadan kalkmıştı. Birbirlerine baktı Berkin ve Elvan. Konuşmalarına gerek yoktu.
Mecidiyeköy’den geçen taksi kısa bir süre sonra bir tepe noktaya vardı. Elvan bir anda panik içinde dur diye bağırdı taksiye. Taksi duraklama noktasına yanaşınca dışarı fırladılar. Gözlerine inanamıyorlardı her ikisi de. Muhteşem genişlikte, muhteşem bir mavilikte, yemyeşil tepelerin arasında, muhteşem muhteşem. Tek söyleyebildikleri kelime bu oldu; muhteşem. Mutluluktan gözleri doldu, oturup uzunca bir süre konuşmadan bu manzarayı seyrettiler.

En sonunda Berkin, üzgün bir ses tonuyla “devam edelim, vaktimiz azalıyor” dedi. Tekrardan taksiye bindiler. Tepeden inen taksi, unutamayacakları birkaç dakika içinde bir tekne gibi hareket ederek karşı kıyıya vardı. Dev çınarların arasına serpiştirilmiş evlerin arasında yol almaya devam ederken hiç konuşmadılar.

Derken alarm çaldı. “Geldiler” dedi Elvan. ALGE360’a çıkış komutu gönderdiler.

“Gerçeklik simülasyonu sonlandırıldı. Simülasyon süresi 7 saat 15 dakika 28 saniye. Hesaplanılan süre 122 yıl, 2 ay, 8 gün. Gerçeklik değişiklik anahtarı; 2000’li yılların başında ortaya çıkan halk isyanları başarılı olsaydı ne olurdu.” dedi ve “verilerinizi kaydetmek istiyor musunuz?” diye sordu ALGE360’ları.

“Hayır” dedi Berkin. Cihazları kapattılar. Binalarının 68. katındaki dairelerinden yoğun duman altındaki, beton ve çelikten oluşan Esenler manzarasına baktılar. Sokağın gürültüsü bu kata kadar geliyordu. Gökyüzü ise bu katta olmalarına rağmen görünmüyordu.

Kapıları kırıldı. Robot polisler hızlıca yanlarına gelerek kelepçe taktılar her ikisine de. Robotlardan biri konuşmaya başladı.

– Dünya anayasasının 85791. maddesine muhalefet suçundan, yasak tarihleri kullanarak simülasyon oluşturmaktan tutuklusunuz. Tüm dijital aktiviteniz aleyhinize delil olarak kullanılacaktır. Yapay zeka tutma hakkınız bulunmakta. Şimdi bizim ile gelin.

Berkin ve Elvan yine konuşmadan birbirlerine baktılar. Gözlerinde mavi ve yeşil renkler özgürce dalgalanıyordu.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir